Wordpress Themes
Ara 30

Kazakistan’ın uranyum üretiminde ilk sıraya yerleştiği bildirildi.

Kazakistan Ulusal Şirketi Kazatomprom Başkan Yardımcısı Nurlan Ryspanov, Kazakistan uranyum üretiminde tahminleri aşarak 13 bin 500 tonu geçti. Yıl sonuna kadar da en az 400 ton üretim yapılacağını belirten Ryspanov, Kazakistan’ın böylece uranyum üretiminde dünya lideri olduğunu kaydetti.

Ryspanov Kanada’nın 2009 yılında 9 bin 934 ton Avustralya’nın da 8 bin 22 ton uranyum üreteceğini tahmin ettiklerini vurguladı. Ryspanov’un verdiği bilgilere göre Kazakistan 2010 yılında da 18 bin ton uranyum üretimi gerçekleştirmeyi planlıyor.

Dünya’nın en büyük ikinci uranyum rezervlerine sahip ülke konumumda bulunan Kazakistan’da, son yıllarda uranyum üretimi konusunda hızlı bir artış yaşandı. Kazakistan 2007 yılının sonunda 4 bin 350 ton uranyum üreterek, uranyum üreticisi ülkeler sıralamasında üçüncü sırada bulunurken, 2 yıl içerisinde üretim miktarını yaklaşık 3 katına çıkararak, birinciliğe ulaşmış oldu.

Uranyum rezervleri bakımından Avustralya 1 milyon 143 bin ton rezervle ilk sırada yer alırken, Kazakistan 860 bin ton rezervle ikinci, Kanada 444 bin ton rezervle üçüncü sırada yer alıyor. Sıralamada ilk 10 ülke, Avustralya, Kazakistan, Kanada, ABD, Güney Afrika Cumhuriyeti, Nijer, Rusya, Özbekistan, Ukrayna ve Çin olarak belirleniyor.

Ara 30

Bursa Oto Show 2009′da içinde oyun sistemi bulunan Chery marka araçlar, vatandaşlar tarafından ilgi görüyor.

Araç içinde bulunan 3 ekrandan film izlenebilirken, kurulu bulunan Playstation sistemi ile de oyun oynanabiliyor.

Tüyap Bursa Uluslararası Kongre ve Fuar Alanı’nda 24 Ekim’de düzenlenen törenle açılan Bursa Oto Show, hafta sonu vatandaşlardan yoğun ilgi gördü.

Bursa, Kocaeli, Sakarya illerinden birine 500 milyon dolarlık yatırım ile tesis kurmak isteyen Chery’nin araçları ise en çok merak edilen otomobiller arasında yer aldı. İçinde 3 ekran ve playstation bulunan Tiggo modeli, ziyaretçiler tarafından dikkat çekti.

Daha önce Diyarbakır ve Adana fuarlarına katıldıklarını ifade eden Mermerler Otomotiv Yedek Parça Müdür Yardımcısı Mesut Özdemir, çok büyük ilgi gördüklerini kaydetti. Otomotiv ile ilgili bilgi veren Özdemir, aracın 2 bin motor hacim ve otomatik şanzımana sahip olduğunu söyledi. Tiggo’nun 136 beygir güce sahip olduğunu anlatan Özdemir, Türkiye’de 4 bin adet ile en fazla sattıklarını kaydetti.

Bursa Oto Show’da da çok ilgi gördüğünü açıklayan Özdemir, “Aracın içinde yer alan DVD, navigasyon sistemleri seyahatte ciddi kolaylık sağlıyor. Tiggo’da DVD, VCD, MP 3, MP 4 kullanma olanakları bulunuyor. Arka koltukların başlıklarında 2, ön konsolda da 1 adet monitör var. Playstation oynayabilme de alternatif olarak yer alıyor. Playstation çocuklar için de avantaj sağlıyor. Bursa Oto Show’da da özel fiyat uyguluyoruz. 44 bin 990 TL’ye sattığımız araca inanılmaz ilgi var” diye kaydetti.

Ara 30

Tasarımcılar, siz şemsiyelerden çok ‘çekenlere’ müjdeli bir haberle geldi. ‘Kırılmaz’ şemsiye, sizi bu yağmurlu günlerden ve çantanızı çalmak için zaman kollayan kapkaççılardan koruyacak.

Real Self- Defense (Kendini Savunma) tarafından hazırlanan 775 gram ağırlığındaki şemsiye, ‘kırılmaz’ yapısıyla bozuk, hemen kırılan şemsiyelerden ağzı yananlara göre! İngiltere ve Avrupa’da 125 sterlinden (yaklaşık 300 TL) satışa çıkarılan şemsiye üzerinde yapılan testlerde ne kadar sağlam olduğu anlaşıldı.

Buna göre iki sandalye arasına konan şemsiye üzerine çıkan bir insanın bile ağırlığını kaldırabiliyor.

Firma yetkililer isimlerinden de anlaşılacağı üzere ‘kendini savunmak’ için de bu şemsiyenin iyi bir ’silah olduğu görüşünde. Gitgide artan kapkaç vakalarına karşı savunma aracı olarak düşünülen aksesuar, sadece yağmurdan korunmak için değil, hırsızlar için de birebir.

Yetkililer şemsiyenin çelik kadar sağlam ve bükülemez olduğunu belirtirken, şimdiden büyük bir ilgiyle karşılaştığını söylüyor.

Şemsiyenin reklamı da bir hayli iddialı. Orta yaşlı bir adam, kırılmaz şemsiyesiyle bir kavunu dilimlerken ve kum torbasına saldırırken görüntüleniyor.

Ara 30

Gaziantep Valiliği, ‘Metin2′ oyununu yasakladı

Erzurumlu Musa Kang’ın ölümüyle sonuçlanan ‘Metin2′ oyunu Gaziantep Valiliği tarafından yasaklandı.

Gaziantep Valiliği, ‘Metin2′ oyunu 24 Aralık 2009 tarihinden itibaren yasakladı. Gaziantep’te yasaklanan oyunu oynayanlar para cezasına çarptırılacak. Bu oyunun oynanmasını suç olarak kabul eden Valilik, Erzurum’da yaşanan olayın ardından Türkiye gündemine giren oyunun oynatılmamasına karar verdi.

Sıkı bir denetimle bu oyunun oynatılmasını noktalamak isteyen Valilik, ‘Metin2′ ve benzeri oyunların küçük yaştaki çocukları psikolojik olarak etkilediğini bildirdi. Gaziantep Valiliği’nden yapılan açıklamada, son zamanlarda ‘Metin2′ ve benzeri oyunların küçük yaştaki çocuklar tarafından oynandığı, bu oyunların şiddet içerikli olduğu için oyunun yasaklandığı kaydedildi.

Açıklamada, Gaziantep Valiliği tarafından il sınırları içerisinde internet toplu kullanım sağlayıcılarının iş yerlerinde ‘Metin2′ oyununun web siteli bütün türevlerinin oyunları ve bu oyunları çalıştıran sitelerin zararlı oyun kapsamına alındığı kaydedildi.

Ara 30

Rusya, asteroide uzay aracı göndermeyi planlıyor.

Rusya uzay ajansı başkanı Anatoly Perminov, Dünya’nın yakınından geçmesi beklenen büyük bir asteroide uzay aracı göndermeyi düşündüklerini söyledi.

Golos Rossii radyosuna konuşan Perminov, projeyi yakında değerlendirmeye alacaklarını belirterek, misyonun hedefinin, Apophis asteroidinin yolunu değiştirmek ve Dünya’ya çarpma ihtimalini önlemek olduğunu ifade etti.

Astronomlar 2004′de keşfettikleri ve ilk kez 2029′da Dünya’nın yakınından geçeceğini tahmin ettikleri Apophis’in Yer’e çarpma ihtimalinin 37′de 1 olduğunu belirtmişti. Ancak daha sonra yapılan kapsamlı çalışmalarda asteroidin 2029′da Dünya’ya çarpma olasılığının bulunmadığını, sonraki yıllarda da bu ihtimalin çok düşük olduğunu söylemişti.

Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi NASA, ekim ayında Apophis’in güzergahının yeniden hesap edilmesi sonucunda, 2036′da Dünya’ya çarpma olasılığının 250 binde 1 olduğunu duyurmuştu.

Ara 29

Vodafone Holding A.Ş, Borusan Telekom ve İletişim Hizmetleri A.Ş’nin hisselerinin tamamını satın alacağı açıklandı

Borusan Yatırım ve Pazarlama A.Ş’nin Kamuyu Aydınlatma Platformunda (KAP) yayımlanan özel durum açıklamasında, yüzde 15,21 oranında hissedarı olunan ve şirket iştiraklerinden Borusan Teknolojik Yatırımlar Holding A.Ş’nin, sahibi olduğu Borusan Telekom ve İletişim Hizmetleri A.Ş hisselerinin tamamının satışı için Vodafone Holding A.Ş ile anlaşmaya vardığını duyurdu.

Açıklamada, söz konusu satış işleminin Rekabet Kurulu onayına tabi olduğu kaydedildi.

Ara 29

1 Ocak tarihinden itibaren maktu vergi oranları zamlanıyor

Mobil telefon aboneliğinin ilk tesisinde (operatör değişiklikleri hariç) alınan maktu vergi, 1 Ocak 2010′da yeniden değerleme oranı çerçevesinde yüzde 2,2 oranında artacak.
Maliye Bakanlığının ”Özel İletişim Vergisi Genel Tebliği” Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı.
Buna göre, bu yıl için 31,10 lira olarak uygulanan maktu vergi tutarı, 1 Ocak 2010 tarihinden itibaren 31,78 lira olarak alınacak

Ara 29

Yakın zamanın bilimsel devrimleri

Son 10 yıla damgasını vuran bu 10 bilimsel devrim sayesinde ne Dünyamız ne de üzerindeki yaşam artık eskisi gibi olmayacak.

Mars’ta su bulunmasından yüzyılın deneyi olarak adlandırılan Büyük Hadron Çarpıştırıcısına, Eris cüce gezegeninin ortaya çıkartılmasından klonlamaya, bilim dünyasının son 10 yılda kaydettiği ilerlemeler bir büyük bilim atılımının adımları sayılabilir. Zira bu bilimsel zaferler sayesinde ne Dünya ne de üzerindeki yaşam eskisi gibi olacak.

İşte son 10 yıla damgasını vuran devrim niteliğindeki bilimsel keşif ve gelişmeler:

1. BÜYÜK HADRON ÇARPIŞTIRICISI
Yüzyılın en büyük deneyi olarak kabul edilen 10 milyar dolarlık araştırmada, Büyük Hadron Çarpıştırıcısıyla, 14 milyar yıl önce evrenin doğumuna yol açtığına inanılan Büyük Patlama ortamının yaratılması amaçlanıyor.

İsviçre’nin Cenevre kentindeki yeraltı tünelinde yapılan deneyde geçen yıl ilk kez çalıştırılan atom çarpıştırıcısı, bir ton helyumun tünele sızmasına yol açan elektrik bağlantısı arızası yüzünden kapatıldı. Bu yılın sonlarında yapılan ve gelecek yıl yapılacak asıl çarpıştırma operasyonunun provası olarak görülen “Atlas” adlı deneyde ise 1,18 trilyon elektrot volt gücünde, karşı yönlerde yol alan iki parçacık ışınının çarpışmayı doğurduğu açıklandı.

Çarpıştırıcının katedral büyüklüğündeki dev odasında bulunan belli başlı dört detektörden biri, ilk yüksek enerjili proton çarpışmasını dünya rekoru olarak kaydetti. Çarpıştırıcının enerjisi aşama aşama artırılmaya devam edecek.

Deney sırasında tünel boyunca ayrı yönlerde iki proton huzmesi veriliyor. Işın demetleri ayrı istikametlerde, ışık hızına yakın bir süratle halka şeklindeki tünelde yol alıyor. Proton ışınlarının birbiriyle büyük bir enerjiyle çarpışmasının ardından bilim adamları, kozmosun doğasını kavramaya yarayacak yeni parçacıklar görmeyi umuyor.

2. KÖK HÜCREDE BÜYÜK DEVRİM
Japon bilim adamı Şinya Yamanaka, Kasım 2007′de, insan embriyosu kullanmadan kök hücre üretilebileceğini kanıtlayarak bilim dünyasının kanını donduracak bir atılıma imza attı.

Yamanaka, Kyoto Üniversitesi laboratuvarında, insan embriyosu kullanmadan kök hücre üretilebileceğini, farelerden alınan deri hücreleri üzerinde genetik oynama yaparak gösterdi. Araştırmayla elde edilen kök hücrenin insan embriyosu kullanılmadan üretilmesi, kök hücre çalışmalarına izin vermeyen çevreleri rahatsız etmeyecek olması dolayısıyla da büyük önem taşıyor.

Kısaca iPS olarak adlandırılan, yeni geliştirilmiş kök hücre tipi, yetişkin deri hücrelerine dört gen yerleştirerek ortaya çıkardı. Vücuttaki 220 hücre tipinden herhangi birinin sayısız kopyasını oluşturma yeteneğine sahip embriyonik kök hücreler gibi davranmaya başlayan iPS hücreleri, hastanın kendi yetişkin hücrelerinden türetildiği için bağışıklık sistemi tarafından reddedilme riski taşımıyor. iPS hücreleri, embriyolardan türetilmediğinden büyük bir ahlaki ve dini soruna yol açmıyor.

3. DÜŞÜNCE GÜCÜYLE MEKANİK HAREKET
Beynin har,tasını çıkarma yolunda son on yılda atılan dev adımların başında, bedensel hareketlerin kontrolü sırasında beyinde oluaşn elektromanyetik akımları tespit edebişmekti. Nort Carolina Üniversitesi’nden bilimciler, bir maymunun beynine belli noktalara yerleştirdikleri elektrotlarla bu elektrik komutşarı bilgisayara taşımayı ve maymunun bir mekanik kolu hareket ettirmesini sağlamayı başardı. Bu deney farklı üniversitelerce tekrarlandı ve geliştirildi.

Son gelinen noktada İtalyan bilimciler, 2 Aralık 2009’da kamuoyuna sergiledikleri sistemle, kolunu bir trafik kazasında kaybetmiş bir insanın sinirlerine bağlı mekanik bir kolu hareket ettirmesini sağlayabildi. Sinir sistemindeki bu gelişmeler, çok da uzak olmayan bir gelecekte, uzuvlarını kaybetmiş veya felçli hastaların hayatını oldukça kolaylaştıracak robotik protezler geliştirilmesine olanak sağlayacak.

4. CÜCE GEZEGEN ERİS
Tanımı konusunda gökbilimcileri ikiye ayıran ve en sonunda “cüce gezegen” sınıfında yer almasına karar verilen Eris, 2005 yılında keşfedildi.

Eris, keşfinden sonraki ilk yılında güneş sisteminin 10. gezegeni olarak anılırken, Uluslararası Astronomi Birliğinin gezegen tanımını yayımlamasının ardından “cüce gezegen” sınıfına sokuldu.

Buzullarla kaplı gezegenin yeni statüsü, kendisinden daha küçük olan Plüton’un da “cüce gezegen” kabul edilmesine yol açtı ve güneş sistemindeki gezegen sayısı Astronomi Birliğinin kararıyla 8′e düşürüldü.

Keşfedilen gezegene, tanımı üzerindeki tartışmalar nedeniyle, mitolojide kavga ve nifak tanrıçası olarak bilinen Eris’in adı uygun görüldü.

Plüton’dan yaklaşık 115 kilometre daha geniş olan Eris, güneş sistemindeki en uzak gezegen olarak biliniyor. Eris’in güneşten uzaklığı 14,5 milyar kilometreyi buluyor. 2005 yılında yapılan gözlemlerde Eris’in bir de uydusu bulunduğu keşfedildi ve bu uyduya Dysnomia adı verildi.

Eris’in yörüngesi, Güneş sistemindeki diğer gezegenlerin yörüngesel düzlemine 45 derece eğik konumda bulunuyor. Bu eğim yüzünden 2005 yılına kadar gözlerden uzak kaldığı düşünülen Eris, Güneş’in çevresindeki turunu 560 yılda tamamlıyor.

5. 7 MİLYON YILLIK KAFATASI
Afrika’nın Çad çöllerinde 2001 yılında bulunan ve 6-7 milyon yıllık olduğu tahmin edilen kafatası, insanoğlunun atasına dair tartışmaların merkezi haline geldi.

Toumai adı verilen kafatasını bulan Michel Brunet liderliğindeki Poitiers Üniversitesi ekibi, kafatasının bir insansıya, insanların atasına ait olduğunu duyurdu.

Bilim dünyasında bu görüşe karşı çıkanlar da oldu. Bir kısım bilim adamı, kafatasını, maymunlarla insan arasındaki kayıp halka olarak kabul ederken, bir diğer kısım bunun bir gorile ait olduğu tezini savundu.

Soyağacında halen belirsiz bir yere sahip olan Toumai’nin karakteristik özelliklerinde hem insan, hem de maymunla bağlantılar kuruldu, ancak halen nihai bir sonuca varılamadı. Bazı bilim adamları, bulunan kafatasından yola çıkarak, insansıların 7 milyon yıl iki ayak üzerinde yürüdüğü iddiasını da ortaya attı.

6. GÜNEŞ SİSTEMİNİN DIŞINDAKİ GEZEGENLER
Evrende yalnız olmadığımızı ispatlamaya yönelik araştırmaların odak noktasında bulunan güneş sisteminin dışındaki gezegenlere ilişkin keşiflerin tarihi, 1990′lı yılların başlarına dayanıyor. Bu yıllarda, güneş sisteminin dışında keşfedilen gezegen sayısı tek haneli sayılarla gösterilirken, 2000 yılında 20 kadar gezegen daha bulundu ve bu sayı son 10 yılda yüzlerce olarak anılmaya başladı.

Dünyaya trilyonlarca kilometre uzaklıkta bulunan bazı gezegenlerin teleskoplarla fotoğrafları çekilebildi. Keşfedilen 400′den fazla gezegenin büyük bölümünün, Jüpiter ve Satürn gibi devasa gaz gezegeni olduğu açıklanırken gökbilimciler çalışmalarını, yaşam izine rastlayabileceklerini düşündükleri Dünya benzeri gezegenler üzerinde yoğunlaştırdı.

7. KLONLAMA
Klonlama çağı, 1997 yılında ilk memelinin, Dolly adı verilen bir koyunun klonlanmasıyla başladı.

Dolly’i 2000 yılında bir maymun takip etti ve dünyanın farklı yerlerinde birçok araştırmacı, bu iki örneğin ardından at, inek ve kedi gibi birçok hayvan türünü klonlamayı başardı.

2001 yılında Güney Asya öküzü, 2009 yılında ise bir deve ile bir bizon klonlandı.

8. MARS’TA SU BULUNMASI
Kızıl Gezegen Mars’ta su bulunduğu iddiası doğrulandı. NASA, uzay aracı Phoenix’in, suyun varlığını kanıtlamakla kalmadığını, suya temas ettiğini açıkladı.

Mayıs ayından bu yana Mars’ın yüzeyini, mekanik kolunu kürek yerine kullanarak inceleyen robotun, gezegenin daha önce tahlil edilmemiş bölgesinde suyla karşılaştığı belirtildi.

9. MİCRO-RNA
İlk kez 1993 yılında keşfedilen, ancak adını 2001 yılında alan microRNA’lar, sağlık ile hastalık arasında önemli bir rolü bulunan genetik şifre parçacıklarından oluşuyor.

Genin nasıl çalıştığını kontrol eden hücrelerin düzenli çalışması için ihtiyaç duyulan dengenin sağlanmasına yardımcı olan bu parçacıklar işlevini kaybettiğinde hastalıklar ortaya çıkıyor.

MicroRNA’ların bu nedenle yeni ilaçların keşfinde çok büyük önemi bulunduğuna inanılıyor.

10. GENOM HAYVANAT BAHÇESİ
Uluslararası bir çalışma olan Genom Hayvanat Bahçesi projesiyle, bir organizmanın DNA’sında kayıtlı genetik bilgilerin tamamına ulaşılmasında maliyetin düşürülmesi amaçlanıyor.

635 milyon avroya ve 10 yıllık bir çalışmaya mal olan proje, hücrelerin nasıl çalıştığının ortaya çıkarılmasına ve hastalıkların sayısız metotla araştırılmasına katkıda bulunuyor.

Bilim adamları, Genom 10K adı verilen Genom Hayvanat Bahçesini yaratarak, 10 bin omurgalı türün kayıtlı genetik bilgilerinin tamamına ulaşmayı amaçlıyor.

Ara 29

Cep telefonu görüşmelerinin dinlenmesini engelleyen ve sır gibi saklanan şifreleme sistemi, hackerlar tarafından kırıldı

Alman hackerlar grubu, GSM hatlarında konuşmaların başkalarınca dinlenmesini engelleyen son derece gizli şifreleme sistemini çözmeyi başardı. Sistemin kodlarını kamuoyuna da açan grup, GSM Association’ın şimşeklerini üstüne çekti.

Bilgisayar uzmanı Karsten Nohl liderliğindeki ekip, GSM şebekelerinin dinlemeye karşı iddia edildiği kadar güvenli olmadığını gösterme iddiasıyla beş ay önce çalışmaya başladı ve Nohl’un önceden verdiği tarihte tüm güvenlik kodlarını yayımladı.

Nohl, daha önce beyaz yakalı hackerların katıldığı bir konferansta GSM şifreleme sistemini çözeceğini de duyurmuştu.

Yaklaşık iki düzine usta bilgisayar yazılımcısı ve mühendisin yardımıyla kırılabilen A5/1 algoritması, 22 yıldır GSM şebekelerinde kullanılıyor. Cep telefonuyla yapılan görüşmelerin elektronik yolla dinlenmesini önleme amacıyla geliştirilen şifreleme sistemi, 80 kanal arasında sürekli frekans değiştirerek çalışıyor.

Kullanılan bilgisayar ağıyla tüm güvenlik şifresi kombinasyonlarını bir araya toplayan Nohl, güçlü bir masaüstü bilgisayar ve 30 bin dolarlık ek teçhizatla artık tüm GSM konuşmalarının dinlenebileceğini belirtti.

Algoritmayı geliştiren, uygulama standartlarını belirleyen ve kodları saklayan GSM Association, Nohl’un şifreleri kırarak kamuoyuna açıklaması karşısında küplere bindi. Kurumdan yapılan açıklamada Nohl’un eylemi “çok ciddi bir suç” olarak nitelendirildi ve İngiltere dahil pek çok ülkede ciddi şekiklde cezalandırıldığı vurgulandı.

Nohl ise gerekçelerini şöyle açıkladı: “GSM şebekelerindeki güvenlik şifrelemesi hiç de söylendiği kadar güvenilir değil. Biz de bunu kanıtladık. Umarım müşteriler konuşmalarının dinlenmesini önleyebilecek daha güvenilir bir sistem için seslerini yükseltir”.

GSM hatlarındaki görüşmelerin dinlenmesi teknik olarak daha önce de mümkündü ancak bunun için milyonlarca dolarlık bir sistem kurmak gerekiyordu. BBC’ye konuşan Cellcrypt çalışanı Ian Melkin, “Endişe verici bir gelişme. Artık küçük suç örgütlerinin de cep telefonlarını dinleyebileceği ortaya çıktı” dedi.

Ara 29

Cisco’nun yeni nesil yönlendirici serisi Integrated Services Routers G2, teknik özellikleriyle adından söz ettirmeyi planlıyor.

Cisco bu sıralar yeni yönlendiricisiyle gündeme geliyor. “Sınırsız Ağlar” (Borderless Networks) mimarisi ve 5 aşamalı planlı ile kullanıcılarına daha iyi bir performans göstermeyi amaçlayan yeni yönlendirici ISR (Integrated Services Routers) G2, kurumlara ve hizmet sağlayıcılara, video ve işbirliği gibi uygulamalar konusunda kolaylıklar sağlayacak gibi gözüküyor.

Yeni mimariye göre ISR G2, yönlendirme, anahtarlama, kablosuz ve güvenlik teknolojilerinin ağ altyapısı ile entegre olmasını sağlayarak, ağ hizmetlerinin kullanımını destekleyecek. Ayrıca bilgi teknolojisi yöneticilerine, ağları daha kolay yönetme gibi imkanlar da sağlamayı hedefliyor. Cisco, ISR G2′ye en çok bu bakımdan güveniyor diyebiliriz.
Cisco’nun enerji çözümü olan EnergyWise desteği de bu seride yerini alıyor ve ISR G2 yönlendiriciler entegre EnergyWise uyumlu anahtarlama modülleri ile donanıma dayalı bir kontrol sağlayacak gibi gözüküyor.